SUBJEKTİF ELEŞTİRİ NESNEL EGOİZM (HaberAjanda)

Eleştiri, hassas bir teraziden geçirildiğinde muhatabını etkileyen bir şekle bürünür. Yoksa sâfî eleştiri ve yargılama, yapan kişinin egoizmini beslemekten öteye geçmeyecek ve karşıdakine doğruyu gösterme amacı da çöpe gitmiş olacaktır. Yazının devamı için linke tıklayın.... https://haberajandanet.com/Article/subjektif-elestiri-nesnel-egoizm/4YhlEsNIaEYoSyQxatTO

HADİSLERLE YAŞAMAK

Hadislerle Yaşamak Metrûk ve mahzundur insanın içi... Dış dünyayla öyle bir mücadele üzeredir ki insan; dönüp içe hatır soracak vakit bulamaz. Ama ne mühimdir oysa bir an tüm duyuları beklemeye alıp sadece ve gönülden bir içsel devinime kulak vermek. Tüm duyuları bu deruna yöneltmek ve orada olup biteni idrak etmek... Irksal, yöresel, dinî ve toplumsal …

‘ŞİMDİ’LİK

Ölmek Vakti

Şimdi; hiçbir zaman şimdi değildir. Şimdiyi arıyorum. En son nerede bıraktım kim bilir? Bu 'şimdi'yi bıraktığı yerde bulan ya da her an elinde bulunduran var mıdır, bilemiyorum. Şimdi, insanın sahip olduğu mekânda ve hissettiği enstantanede kusursuz bir şekilde mevcut mudur? Şimdi dediğimiz zaman dilimi yoksunluğun diğer adı mı? Şimdi tutulamaz ve zaptedilemez küçük bir aralık …

GARİP BİR KÖŞE

Garip Bir Köşe   Vazgeçilmiş, terk edilmiş, hunharca katledilmiş bir köşe olduğunu düşün. Katmerli, heybetli, tekraren büyüyen, genişleyen şehirler, köyler, semtler, sokaklar içinde; sadece bir köşesin! Kaldırım tam burada çökük, kırık ve eski... İnsanlar gelip geçiyor üzerinden... Sonbaharın şiire benzettiği sokaklardan sonra sana uğramış kuru yapraklar... Bir öbek hâlinde ve yarı ıslak; kokmuş, çürümüş biraz …

YOL

Yol İbadettir

Korkularım yoldur benim, Hüzünlerim de... Sevgilerim, telaşlarım, kaygılarım... Hep yoldur. Özlemlerim de... Sonra sızılarım da yoldur, Ümitlerim de... Yoldur benim fikirlerim; gündüzlerim, gecelerim... Hem mevsimlerim...   Gittiğimde de yoldur, geldiğimde de... Unuttuğum da yoldur, beklediğim de... Bildiklerim, duyduklarım, sakladıklarım Kaybettiklerim ve bulduklarım... Hep yoldur...   Yol sırdır bende, söze dökülmez. Yol birdir bende, ikiletilmez. Yol …

GÖLGEMİ TOPLAYIP KALDIRDIM DEMİN

Gölgemi Toplayıp Kaldırdım Demin

Gölgemi toplayıp kaldırdım demin... Ayak izlerimi  yanına kattım. Sesimi, sözümü bırakmadım hiç; Hepsini, ederin altına sattım.   Biraz hüzün kalmış, elimde dünden, Acıtmak istiyor gibi derinden, Konuşup durdular, dinlemedim ben; Bir kuvvet, hepsini yola fırlattım.   Sonra karanlığa rastladı gözüm, Bu muydu benim ömürlük sızım? Karanlıklara da aydınlık lazım! Durmadım, harlayan ateşe tuttum.   Bu …

DİYOR Kİ… (‘Ben Buyum’culara Satir)

Ben Buyum

Nefreti, yüzünde mimli perdedir. Kaşları hep çatık, gözü yerdedir. Seslendim ardından: Bu 'haslet(!)' nedir? Diyor ki: ''Asildir; ecdadım, soyum.''   Bahşetti, selama geldi bir zaman... Hayretim duyuldu masal dağından. Kaşları ayrılıp göz kapağından, Diyor ki:  ''Benliğim, benim can suyum.''   Sesinde letafet, noksandır biraz... Sözünde dil güşâ, ondan daha az... Ben sustum; o bundan alınca …

%d blogcu bunu beğendi: